Oyunbolumleri-Güncel Oyun Haberleri


Güncel Oyun Haberleri

01 Kasım 2016
Titanfall 2 – İnceleme

titanfall-2--inceleme581883133f7ab-
1 Kasım 2016 Oyun Haberleri Yorum Yok

Oyun dünyası artık öyle bir hal aldı ki, içerisinde onlarca farklı tür, farklı tat, farklı lezzet barındırır oldu. Bilgisayarın veya konsolun başında saatler geçirmek isteyenler, en ince detayına kadar oyuna hakim olmak, oyunun hikayesine etki etmek isteyenler RPG, bir general edası ile ordulara komuta etmek isteyenler RTS, hem hikayenin içinde olmak, hem de karakteri görmek isteyenler TPS, ve oyunun mümkün olduğunca içinde olmak, her şeyi karakterin gözünden görmek, aksiyonun dibine vurmak isteyenlerin tercihi ise FPS oyunları oluverdi.

Yaygın kanının aksine ilk FPS oyunu ne Wolfenstein’dı ne de Doom, FPS tarihi 1973’de Maze War isimli yeşil ekranda oynanan 2D bir yapımdı. Wolfenstein 3D ise ilk 3D FPS olarak adını tarihe yazdırdı. Tabi zaman su gibi akıp gitti, karşımıza Half-Life’lar, Halo’lar, Medal of Honor’lar, Call of Duty’ler, Battlefield’lar, Counter-Strike’lar geldi geçti. Ancak bunlar içinde sanıyoruz ki en çok sevileni, tutulanı, oynananı, satılanı, Call of Duty’ler oldu. Bunun sebebi tartışmalı olsa da, genel düşünce Call of Duty’lerin basit, hızlı ve akıcı oynanışı altında yattığını söyleyebiliriz.


Abi arkanda bir şey var!

Bu tür hızlı FPS yapımlar, hem her yaştan kitleye hitap edebiliyor, hem de oyuncuyu yormadan, aksiyon ve eğlence odakları ile bizlerin vakitlerini çalabiliyor. Her ne kadar son yıllarda gelecek teması ile köklerinden uzaklaştığı için COD serisi yoğun eleştiriler alıyor olsa da, hala daha en çok satan yapımlar arasında olduğunu söylemek yanlış olmaz.  Özellikle Call of Duty Modern Warfare 2’ye kadar seri, FPS dünyasının en başarılı serisi sayılabilir.

Ancak takvimler 2010’u gösterdiğinde Call of Duty’lerin baş yapımcısı olan Infinity Ward’da yaşanan olaylar neticesinde, Infinity Ward’ın başkanı Jason West ve CEO’su Vince Zampella, Infinity Ward’dan sözleşme ihlali ve itaatsizlik suçlamaları ile kovuldu. Kendi şirketlerinden kovulan West ve Zampella’nın, bir sonraki hamleleri ile bağımsız stüdyo Respawn Entertainment’ı kurmak oldu. Tabii ki ellerinden en başarılı Call of Duty’ler çıkan Respawn Entertainment uzun süre başı boş kalmadı ve Activision’ın en büyük rakiplerinden biri olan Electronic Arts saflarına katılması ile savaş kızıştı. Respawn Entertainment’ın ilk oyunu ise hepimizin yakından tanıdığı Titanfall oldu.

İlk oyunu ile neredeyse tüm oyun kritiklerinden tam puan almayı başaran Titanfall, hızlı mekanikleri, Titan’ları, akıcı oynanışı, eğlenceli çoklu oyuncu desteği ile kısa sürede FPS tarihine adını kazımayı başardı. Dünya çapında toplamda 10 milyondan fazla kopya satmayı başaran Titanfall, bu başarısı ile ikinci oyunu da garantilemiş oldu. Mart 2015’te Respawn CEO’su Vince Zampella tarafından duyurulan Titanfall 2, 3 gün önce çıkış yaptı ve birkez daha bizleri PC ve konsollarımızın başına kilitledi.

Şimdi (fazla uzattım farkındayım) dilerseniz Titanfall 2 bizlere neler sunuyor bir bakalım. Titanfall 2’de dikkatimiz ilk çeken yenilik, ilk oyunda eksikliği sıkça dile getirilen ve hissedilen hikaye mod’unun varlığı oluyor. Ancak, oyunun Modern Warfare’in yapımcılarının elinden çıkmış olmasına rağmen, hikaye mod’undan bir Modern Warfare beklemeyin derim. Aslında bu takımın elinden gerçekten muhteşem bir hikaye mod’u beklemedim dersem yalan söylemiş olurum. Ancak karşımızda standart bir bilim kurgu hikayesi ve oyunu duruyor.

Bir çaylak asker olarak başladığımız serüvenimizde, bizlere mentörlük yapan komutanımızın hayata gözlerini yumması ile Titan’ını emanet alarak hikayemize başlıyoruz. Herhangi bir şekilde spoiler vermek istemediğim için yalnızca oyunun mekaniklerinden bahsedeceğim. Oyunun hikaye kısmı genelde bizlere verilen küçük görevlerden oluşuyor. Oynanış tarafı ise buram buram eski Call of Duty’ler kokuyor. Karşımıza çıkan sayısız düşmanı öldürüyor, bazen dost kuvvetler ile karşılaşıyor ve devam ediyoruz. Titan’ımız ile türlü türlü aksiyonlara giriştiğimiz hikaye boyunca, düşman komutanları ve Titan’ları ile Boss savaşı tarzı muharebeler de yaşıyoruz. Bu boss savaşlarının da bir hayli zorlu geçtiğini belirteyim. Öyle pata küte geçemiyoruz.

Oyunda yeni bir alet olan Grapplign Hook’ta inanılmaz şekilde eğlenceli.

Bir Titanfall oyunu için nispeten önemsiz olan hikaye kısmını bir kenara koyarsak, asıl mevzuya yani çoklu oyuncu mod’una geçebiliriz. Öncelikle detaya inmeden oyunun hızının, ilk Titanfall’a kıyasla biraz daha yavaşlamış olduğunun altını çizmem gerekiyor. Ancak yanlış anlaşılmasın, oyun hala daha saf aksiyon dolu ve hızlı bir FPS oyunu, yani oyun hala daha Call of Duty çizgisinde. Ancak hareketlerimiz biraz daha zorlu, duvarlarda hoppala huppala sağa sola atlarken, sanki animasyonlar biraz daha ağır. Çoğu zaman istediğim hareketi yapmakta zorlandığımın altını çizmem gerekiyor. Ayrıca PC platformunda oyunu oynayanlar için, VSYNC ayarını kesinlikle devre dışı bırakmak akıllıca bir hareket olacaktır. Oyunda görsel anlamda kırılmalar oluşacak olsa da, farenin tepki süresi bir hayli azalıyor ve oyun çok daha akıcı bir hale geliyor.

Titanfall 2 ile oyuna eklenen birkaç yeni mekanik var, bunları kısaca özetlemek istiyorum. Mekaniklerden ilk dikkatimizi çeken şey kayma mekaniği, birçok Call of Duty oyununda da gördüğümüz bu mekanik ile hızlı koşarken eğilme tuşuna bastığımızda karakterimiz yerde kayıyor ve bu sayede sürpriz saldırılar gerçekleştirebiliyoruz. Bir diğer yeniliğimiz ise Pulse Blade isimli bir cihaz. Fırlattığımız bir bıçak yardımı ile düşmanların yerini belli bir bölge içerisinde gerçek zamanlı olarak gösteren bu alet, oyun içerisinde ciddi şekilde fayda sağlayabiliyor.


Titan’ları kullanmak yine çok keyifli

Ayrıca oyunda yeni bir alet olan Grapplign Hook’ta inanılmaz şekilde eğlenceli. Bu alet yardımı ile binalar ip fırlata biliyor ve kendimizi çekebiliyoruz. Bu sayede ulaşılması güç yerlere hızlıca çıkabiliyor, düşmana beklemediği yerlerden saldırabiliyoruz. Ayrıca Grappling Hook’un düşmanlara da atılabildiğini belirtelim. Attığımız iple kendimi düşmana doğru hızla çekiyor ve uçan tekme yardımı ile ağları havalandırabiliyoruz. Bu iki aletin oyun dinamiğine gerçekten etkisi büyük olmuş.

Titanfall 2’nin bir diğer yeniliği ise düşmanlara arkadan yaptığımız saldırılarda gerçekleşen animasyonlar. Eğer bir düşmana arkadan yaklaşıp yakın saldırı yaparsak, oyun bir anda TPS kamerasına geçiyor ve düşmanları gerçekten başarılı animasyonlar ile katledebiliyoruz. Bu animasyonlar, oyun içinde seviye atladıkça değişebiliyor, farklı animasyonlar da kullanabiliyoruz.
Tabii ki konu Titanfall olunca Titan’lardan bahsetmeden geçmek büyük bir hata olur. Titanfall 2’de, toplam 6 adet Titan’ımız mevcut, bu Titan’lar, Tone, Legion, Ion, Scorch, Ronin ve Northstar olarak isimlendirilmiş. Her Titan’ın birbirinden farklı üstünlükleri ve zayıflıkları var. Örneğin Ronin yakın saldırılarda uzmanlaşmış bir Titan iken, Scorch daha çok savunma odaklı bir Titan olmuş. Farklı Titan’lardan oynayış stilinize uygun olanı seçip, savaşa eğlence katabilmemiz güzel bir unsur.

Yeni oyun ile birlikte artık hem Titan’larımızı, hem de Pilot’larımızı özelleştirebiliyoruz. İlk oyuna kıyasla daha fazla silah ve özelleştirme imkanımız mevcut. Pompalı tüfeklerden, sniper’lara, SMG’lerden bomba atarlara kadar geniş bir cephanelik emrimize amade olmuş. Titanfall 2’de artan silah sayısının yanında özelleştirme imkanları da payına düşeni almış. Artık silahlarımıza taktığımız modifikasyonların etkilerini daha net bir şekilde hissedebiliyoruz.

Taktığımız modifikasyonların açılması için oyun tabii ki sizden seviye atlamanızı veya modifiye ettiğiniz silahın seviyesini arttırmanızı istiyor. Bu gibi FPS oyunlarında oldukça önemli olan gelişme hissini Titanfall 2’den alabiliyoruz. Belki alakasız bir karşılaştırma olacak ama Battlefield 1’de bu hissin eksikliğini yoğun bir şekilde hissetmişken, Titanfall 2’de gerçekten oynadıkça yenilikleri görebilmek oynama isteğinizi artırıyor.

2016 yılında çok daha kaliteli görseller bekliyordum.

Oyundaki haritalar da genel anlamı ile başarılı, ancak yine de bir boşluk hissi var. Ya da daha doğru bir tabir ile, boşluğun yarattığı ilginç bir kaos mevcut. Titanfall’ın ana konusu Titan’lar için haritalar normal şekilde büyük tasarlanmış, ancak en fazla 8vs8 karşılaşmalara izin veren Titanfall 2’de, haritaların büyüklüğü, özellikle Titan’sız oynarken hissediliyor. Respawn bu konuya biraz daha özen gösterebilirdi. Oyun her ne kadar Titan’lar üzerine kurulu olsa da, Pilot’lar ile savaşmayı seven oyunculara biraz daha dikkat edilmesi gerekirdi.

Oyun mod’u konusunda ise Titanfall 2 bekleneni veriyor, Team deathmatch’ten, capture the flag mod’una, Free for all’dan, yalnızca Pilotların veya Titan’ların savaştığı mod’a kadar oyun geniş bir mod seçeneği sunuyor. Bu sayede sıkılmadan uzun süre boyunca oyunda vakit geçirebiliyoruz.


“Koçum, ben şurdan zıplaya zıplaya gidicem, sen de peşimden gel”

Teknik anlamda ise Titanfall 2, genel itibari ile güzel gözüküyor olsa da, benim beklentilerimi karşılayamadı. Belki kullanılan Source Engine’nın miladını çoktan doldurmuş olmasından, belki de oyunda kullanılan renk paletinden mi emin değilim ama, 2016 yılında çok daha kaliteli görseller bekliyordum. Daha çıkışı üzerinden bir kaç hafta geçmiş olması dolayısı ile, Battlefield 1’den çıkıp Titanfall 2’ye girdiğimde, 5 yıl geriye gitmiş gibi hissettiğim çok oldu. Ama bu demek değil ki oyun kötü gözüküyor. Respawn, elinden geldiğince Source Engine’ı yenilemiş ve Physical Based Rendering gibi yenilikçi teknikler ile gözümüze hoş gelen efektleri bizlere sunmaya başarmış.

Uzun lafın kısası eğer hızlı FPS oyunlarından hoşlanıyor, Titanfall’în dev robotları da ilginizi çekiyorsa, Titanfall 2 kesinlikle sizlere beklediğinizi verebilecek bir yapım. Hızlı aksiyonu, akıcı oynanışı, özelleştirme imkanları, gelişme hissi ve birçok oyun mod’u ile bu yıl ki FPS açlığımızın büyük çoğunluğunu giderebilir. Özellikle Call of Duty: Infinite Warfare ilginizi çekmediyse, Titanfall 2’ye bir göz atmanızda kesinlikle fayda var.

Yorum Yap

Copyright © 2014. Tüm hakları saklıdır.
porno porno anal porno